Reflü hastası nelerden yakınır ?

Tipik şikayetler

  • Ağıza acı su gelmesi
  • Göğüs kemiğinin arkasında yanma

Tipik olmayan (atipik) şikayet ve bulgular

  • Boğaz, geniz problemleri
    • Ses kısıklığı, ses çatallanması, ses yorgunluğu, ses teli polipleri
    • Sık farenjit, larenjit, sinüzit, geniz problemleri
    • Gün içinde boğazda bir düğüm (ya da yabancı cisim) hissi olması (GLOBUS HİSTERİKUS)
    • Gırtlakta lökoplaki, granülom olarak adlandırılan kronik tahribat bulguları
    • Subglottik stenoz (gırtlakda daralma)
    • Gırtlak kanseri  ( larinks kanseri)
  • Akciğer problemleri
    • Astım benzeri klinik tablolar
    • Müzmin (kronik) öksürük, bronşit
    • Zatüree (pnömoni)
  • Diş problemleri (diş minesi kaybına bağlı )
  • Ağız kokusu
  • Kalp krizi ile karışabilecek göğüs ağrısı
  • Yutma borusu alt uç kanseri

reflü, mide fıtığı nedir ? şikayetler nelerdir ?

prof yerdel reflüyü tanımlıyor. mide fıtığı reflü ilişkisine, mide kapakçığı anatomisine değiniyor. reflü hastalığındaki tipik şikayetlere ve atipik şikayetlere dikkat çekiyor. reflü hastalığının birçok tıp disiplinini neden ilgilendirdiğini anlatıyor.

reflüde tipik ve atipik şikayetler prof yerdel lecture – cine 5

prof yerdel canlı yayında op dr gökhan özçınar ile reflü hastalığını konuşuyor. kime reflü hastası diyoruz ? reflü hastalığının geniz/boğaz sorunlarına yol açabildiği doğru mu ? tüm bu konulara değiniliyor.

reflü nedir ? şikayetler ? prof yerdel lecture cine 5

prof yerdel canlı yayında op dr gökhan özçınar ile reflü hastalığını konuşuyor. reflü ne anlama geliyor ? mide kendini asitten nasıl koruyor ? ülser nedir ? mide kapakçığı ne demek ? mide fıtığı nasıl bir durum ? reflü şikayetleri nelerdir ? kanser ve reflü ilişkisi nasıldır ? tüm bu sorulara değiniliyor.

atipik reflü şikayetleri prof yerdel

reflü hastalığının standart ve tipik şikayetleri olan ağıza acı su gelmesi ve göğüs kemiğinin arkasında yanma hissi dışında da başka sorunlara yol açabildiğini biliyoruz. prof yerdel canlı yayında “atipik” reflü şikayetlerini anlatıyor.

Reflü Hastalığı Kabaca Üç Değişik Klinik Senaryo ile Karşımıza Çıkar 
  • SALT TİPİK ŞİKAYETLERLE  (AĞIZA ACI SU GELMESİ VE YANMA): % 50 - 60
  • TİPİK ŞİKAYETLER ÖN PLANDA ANCAK ATİPİK ŞİKAYETLER DE MEVCUT  % 40
  • ATİPİK ŞİKAYETLERİN (GENİZ-AKCİĞER ŞİKAYETLERİ-AĞIZ KOKUSU GİBİ) ÖN PLANDA OLDUĞU OLGULAR  % 5-10

Tipik şikayetler :

Göğüs ön kemiğinin arkasında yanma, kazıntı hissetmek en tipik şikayettir. Bu şikayetler sıklıkla yağlı, asitli, ağır yemek ve içeceklerden sonra artmaktadır. Amerikalıların “heart burn” yani kalp yanması olarak adlandırdığı bu durumu hastalarımızın çoğu ağıza doğru acı su gelmesi olarak nitelendirmektedir. Bu bazen yanma şeklinde olmayabilir ve ağrı olarak da algılanabilir. Bu şikayetlerin asit düşürücü iaçlarla bariz biçimde azalması, ilaçları bırakır bırakmaz şikayetlerin derhal geri gelmesi de reflü hastalığı için tipikdir. İleri olgularda kişinin öne doğru eğildiğinde ya da yattığında yediklerinin istem dışı ağıza doğru geri gelmesi de gözlenebilir.

Atipik şikayetler :

Göğüs kemiğinin arkasındaki bir ağrı, ileri yaştaki birinde kalp krizi ile bile karışabilmektedir. Çünkü ciddi bir reflü atağının ağrısı aynen kalp krizi ağrısı gibi boyuna , sırta ve kollara dek vurabilir. Nitekim kalp problemi olduğunu sanıp doktora başvuran ileri yaştaki kişilerin hatırı sayılır bölümünde aslında problemin basit bir reflü atağı olduğu anlaşılmaktadır. Öyle ki bazen bu göğüs ağrısı nedeninin araştırılması esnasında anjio yapılmış hastalara bile rastlamak mümkündür. Kalp krizini taklit eden göğüs ağrısı nedeni ile anjio yapılan hastaların % 20-30 ‘ unda tamamen normal anjio bulguları ile karşılaşılmakta ve bunların da yaklaşık yarısında allta yatan nedenin reflü olduğu bilinmektedir. Bu durum tıpta “non-cardiac chest pain” yani kalbe ait olmayan nedenlerden göğüs ağrısı olarak bilinmektedir ve tedavisi tamamen reflüye yönelik olmalıdır. Unutulmaması gereken en önemli husus ; benzer ağrıların varlığında öncelikle hayati önemi olabilecek kalbe ait tüm nedenlerin bir bir dışlanması gerekliliğidir.

 

Değerli edebiyatçılarımızdan Prof. Dr. Mina Urgan Bir Dinazorun Gezileri kitabında bakın nasıl tanımlamıştır kendisindeki reflü hastalığını:

- Gene İtalya’da dostlarımın deniz kıyısındaki evinde kalırken ev sahibesi Yvette, görülmemiş güzellikte yemekler yapar, ben de çılgınca yerdim. Bir gece, göğsümde müthiş bir sancıyla uyandım. “Tamam, enfarktüs” dedim kendi kendime. Çünkü arkadaşım rahmetli Profesör Nejat Harmancı, aşırı yemeğin kalp damarlarını çatlatabileceği konusunda beni kaç kez uyarmıştı. “Bari bir mektup bırakayım. Ölümü İstanbul’a göndermeye kalkmasınlar. Şu güzel denize atıversinler” diye düşündüm. İki aspirin yuttum, mektubu yazdım, sonar uyumuşum. Sabahleyin ölmediğim anlaşıldı. Mektubu yırttım. Durumu öğrenirse, o kadar çok yememi engeller korkusu ile Yvette’e gece çektiğim sancılardan söz etmedim. İkinci gece de, üçüncü gece de, daha sonraları da aynı şey oldu. İstanbul’a geri dönünce, oburluğumdan ötürü yemek borumda bir çeşit fıtık olduğunu, bu yüzden enfarktüse benzer kalp sancıları çektiğimi öğrendim. Çünkü Halet, beni önüne katıp zorla Nejat’a götürmüştü. Nejat, “bu oburluk devam ederse, ameliyat gerekebilir” deyince, “canımın istediği kadar yiyebilmem için beni hemen ameliyat etsinler öyleyse” demişim Halet’e bakılacak olursa.

reflü hastalığı nedir ? kalp krizini taklit edebilir mi ?

prof yerdel canlı yayında reflü hastalığını anlatıyor. kimi zaman kalp krizini taklit edebileceğine değiniyor.

reflü şikayetleri bir hastamızın ağzından

Sn Aylin Erdem bir eğitmen. reflüsü olduğu dönemde ne tip şikayetleri olduğunu anlatıyor. Ameliyat olduktan sonra nelerin değiştiğine değiniyor.

Ancak en tipik durum; genç ya da orta yaşlı bir kişinin genellikle yemeklerden sonra veya yattığında, ya da öne doğru eğildiğinde mide kapsamının ağzına doğru geldiğini hissetmesi ve göğüs kemiğinin alt kısmına yakın bölgede yanma hissi oluşmasıdır. Bazı hastalardaki yanma hissi ise sadece göğüs kemiğinin en alt ucunun arkasında oluşmakta ve tıp dilinde buna “pirozis” denilmektedir.

Reflü ve boğaz

Reflü hastalığı birçok kişide ise sık tekrarlayan ses kısıklıklarının , seste kabalaşma ve çatallanmanın, ses yorgunluğu durumlarının ve boğaz problemlerinin araştırılması sırasında tanı almaktadır. Reflüye bağlı boğaz problemi olanlar daha çok sabah uyandıklarında şikayetlerinin fazla olmasından yakınırlar. Bunun nedeni gece yatar pozisyonda uyurlarken ; hem bilinçsiz olduklarından ve hem de yerçekiminin koruyucu etkisinden mahrum kaldıklarından, kendileri farketmeksizin süre gelen reflüdür. Bu tip “atipik” şikayetlerin ön planda olduğu hastalar genellikle kulak burun boğaz (KBB) doktorlarına başvururlar ve tecrübeli KBB’ cılar başka bir nedene bağlayamadıkları ses teli ve geniz tahribatının nedenini araştırırken doğru tanıyı koymakta zorlanmazlar. KBB doktorları bu durumu « laringofaringeal reflü » olarak ifade ederler.

Geniz – boğaz problemleri ile ilgili bazı rakamlar verirsek :

  • Ses kabalaşmalarının % 10 ‘undan
  • Kronik larenjit ve geçmeyen boğaz ağrılı durumların %50 sinden
  • Boğazda düğüm hissi diye tanımlayabileceğimiz « globus » durumlarının % 30 ‘undan REFLÜ SORUMLUDUR.

Reflü ile ses kısıklığının ya da boğaz problemlerinin ne ilgisi var ?

ŞEkil 23 ses kısıkBunun nedeni ileri derecede asit özellikte olan mide içeriğinin çok az miktarının bile ağıza ve genize gelmesi durumunda ses tellerinde ve etrafındaki dokularda tahribat oluşturmasıdır. Laringofaringeal reflüye bağlı geniz sıkıntısı olanların bir bölümünün ağıza acı su gelmesi ve göğüs kemiğinin arkasında yanma olması gibi klasik reflü şikayetleri olmayabilir. Bu nedenle bu duruma « atipik » reflü denilmektedir. Tanısı klasik reflü hastalığından  zor olup genel anlamda tedavi prensipleri aynıdır. Sesini profesyonel manada kullanan şarkıcı, operacı, oyuncu, spiker, imam, öğretmen gibi meslek gurupları için çok ciddi bir problemdir laringofaringeal reflü ve mutlak tedavi gerektirir. Öncelikle sosyal yaşam önerileri, diyet ve ilaçlar kullanılır ve bunlarla rahatlayamayan ya da bunları ömür boyu uygulamak istemeyen hastalarda anti-reflü cerrahisi ciddi yarar sağlayabilir.

reflü ameliyatı olan bir operacı anlatıyor – 1

sn murat güney bir operacı. yaklaşık 6 yıldır muzdarip olduğu reflü hastalığı için ameliyat oldu. hem tipik ve hem de atipik reflü şikayetleri birlikte vardı. özellikle sesindeki problemler mesleki açıdan hayati önem taşıyordu. laparoskopik anti-reflü girişim sürecini ve ameliyattan sonra nelerin değiştiğini anlatıyor.

reflü ameliyatı olan bir operacı anlatıyor – 2

sn murat güney bir operacı. yaklaşık 6 yıldır muzdarip olduğu reflü hastalığı için ameliyat oldu. hem tipik ve hem de atipik reflü şikayetleri birlikte vardı. özellikle sesindeki problemler mesleki açıdan hayati önem taşıyordu. laparoskopik anti-reflü girişim sürecini ve ameliyattan sonra nelerin değiştiğini anlatıyor.

reflü ameliyatı olan bir operacı anlatıyor – 3

sn murat güney bir operacı. yaklaşık 6 yıldır muzdarip olduğu reflü hastalığı için ameliyat oldu. hem tipik ve hem de atipik reflü şikayetleri birlikte vardı. özellikle sesindeki problemler mesleki açıdan hayati önem taşıyordu. laparoskopik anti-reflü girişim sürecini ve ameliyattan sonra nelerin değiştiğini anlatıyor.

Reflü Hastalıgı Tanı Ve tedavi yöntemleri

Bu tahribat gırtlak kanserine zemin hazırlayabilir mi ?

Tıpta “larinks kanseri “ diye bilinen gırtlak kanserinin ve « farinks  kanseri » olarak bilinen yutak kanserinin risk faktörleri arasında tedavi edilmemiş reflü hastalığını saymak kısmen de olsa mümkündür ancak bu bilimsel açıdan kesin kanıtlanmış değildir. Buraya asitin gelmesinin , uzun dönemde « müzmin – kronik » tahriş sonucunda gırtlak – yutak kanserine  nadiren de olsa yol açabildiği düşünülmektedir.

  • El-Serag HB ve arkadaşları

American Journal of Gastroenterology 96;2001

Bir “case-control” çalışmada reflü hastalığının larinks (gırtlak) ve farinks (yutak) kanserinde orta dereceli da olsa anlamlı oranda artış riski yarattığı ortaya konulmuştur

  • Qadeer MA ve arkadaşları

The Laryngoscope 115;2005

Literatürde 1966-2004 yılları arasında konu ile ilgili çıkmış tüm yayınların bir meta-analizi yapılmış ve reflü hastalığının gırtlak kanseri ile anlamlı oranda ilişkisi olduğu ortaya konulmuştur.

Risk yutma borusu alt ucu kanseri gelişimi açısından ise daha nettir. Zira uzun süreli ve tedavi edilmemiş reflünün ilgili kişiyi yutma borusu alt ucu kanseri gelişimi açısından kesin riske maruz bıraktığını biliyoruz (bakınız: reflü ve kanser).

Reflü ve astım

Şekil 24 ÖKSÜRÜKErişkin yaşta ortaya çıkan astım hastalığının çoğu kez gerçek nedeni reflü hastalığı olabilmektedir. Bunun nedeni ise reflüsü olan bir kişinin gece yattığında farkında olmaksızın ağızına ve oradan da akciğerine gelen çok az miktardaki “asit” mide kapsamının akciğerlerde yaptığı hasardır. Hava yollarına sürekli kaçmakta olan çok az miktarda asit, hava yollarında spazmlara yol açarak ; hışıltılı solunum ve öksürük atakları ile karakterli klasik astım bulgularına yol açabilir.

Reflünün astım benzeri şikayetlere yol açabilmesinin ikinci bir nedeni de yutma borusu alt ucu ile hava yollarının ortak sinirlere sahip olmalarıdır. Bu durumda yutma borusu alt uç tahrişine bağlı uyarılan sinirler refleks bir mekanizma ile hava yollarında da spazmlara ve dolayısı ile astım bulgularına yol açabilmektedirler.

Reflüye bağlı astım benzeri şikayeti olan hastalar kimi zaman yıllar boyunca yanlış tedavilerle oyalanabilmektedirler. Bazı hastaların yıllar boyu boşu boşuna anti-alerjik yöntemlerle astım tedavisine maruz kalabildikleri hatta gereksiz yere « kortizon » türevi ilaçlar kullandıkları bilinmektedir . Dolayısı ile önceden hiçbir akciğer rahatsızlığı bulunmayan ve 30’lu ya da 40’lı yaşlardaki bir kişiye astım tanısını koyarken altta yatan nedenin reflü olmadığının mutlaka araştırılması lazımdır. Çünkü eğer astımı tetikleyen reflü ise böyle bir hasta anti-reflü ilaç tedavileri ile ya da ilaç tedavisine dirençli bir durum varsa  basit bir anti-reflü cerrahi girişimle  tamamen normale döndürülebilmektedir.

Astım şikayetleri olan hastada esas problemin reflü olduğuna işaret edebilecek veriler :
  • Gece öksürüğünün ön planda oluşu ve belirtilerin ağır yemekle şiddetlenmesi
  • Alkol alma, yatmanın belirtileri tetiklemesi
  • Erişkin yaşta astım olmak
  • Klasik astım ilaçlarından yarar görmemek
  • Reflü şikayetlerinin de olması

olarak özetlenebilir.

Reflüye bağlı astım benzeri şikayeti olanların % 50 ‘ sinde klasik reflü belirtileri olmayabilir Bazı olgularda ise astım reflüyü tetikleyebilir. Yani başlıbaşına alerjik astım varlığı da ilgili kişiyi relü olması açısından riske sokabilmektedir.  Dolayısı ile neden-sonuç ilişkisi son derece profesyonelce araştırılmalıdır.

Reflü ve kronik (müzmin) öksürük

Bariz bir akciğer hastalığı olmaksızın sürekli ve geçmeyen öksürükle seyreden en önemli iki hastalık ; sinüzit ve burun arkasında sürekli akıntı olması durumlarıdır. Bunların  olmadığı durumlardaki müzmin öksürüklerin en önemli nedeni reflü hastalığıdır. Burada durumun nedeni gene kişinin farketmeksizin akciğerlerine az miktarda da olsa mide içeriğinin kaçması ve buna bağlı tahriştir.

Reflüye bağlı kronik öksürük şikayeti olanların % 60 ‘ında klasik reflü belirtileri olmayabilir.

Reflü ve ağız kokusu

Ağız kokusu şikayetinin reflü ile bir ilgisi var mı ?

Nadiren de olsa vardır. Yutma borusu ile mide bileşkesindeki kapanma mekanizmasında bozukluğa yol açan mide boşalma güçlüğü, mide fıtığı ve reflü hastalığı gibi nedenler nadiren de olsa tıpta « halitosis » diye bilinen ağız kokusuna yol açabilirler. Tabiki esas şikayeti ağız kokusu olan birinde ilk etapta salya azlığı, diş enfeksiyonu, bademcik iltihabı, sinüzit ve bazı akciğer hastalıkları gibi nedenlerin olmadığından emin olmak lazımdır. Bir de « halitofobi » diye bilinen bir durum vardır ki burada kötü koku sadece hasta tarafından algılanmakta ve yakınları bunu fark etmemektedirler. Bu son derece iyi bilinen bir psikiatrik durum olup tedavisi de gerektiğince yapılmalıdır.

ağız kokusu ve reflü prof yerdel lecture

ağız kokusu tıpta “halıtosis” olarak bilinir. en sık ağız kokusu nedenleri ise; diş ve diş eti hastalıkları ve geniz/boğaz hastalıkları.

Stres reflü de etkili mi ?

Stres direk olarak reflü yapmaz ve reflüyü arttırıcı bir etkisi de yoktur. Ancak zaten reflüsü bulunan bir kişide stres mevcut şikayetlerin algılanmasını arttırarak daha fazla sıkıntıya yol açabilmektedir. Stres altındaki kişilerde reflü sıkıntılarının sık olmasının nedeni muhtemelen budur . Öte yandan ciddi stres ; midede asit miktarını arttırarak gastrite ve hatta  ülsere yol açabilir ve gene zaten reflüsü bulunan bir kişide yukarı kaçan içeriğin asiditesi artacağından daha fazla reflü şikayeti oluşmasına yol açabilir.

Reflü hastasında tüm yukarıda sayılan belirtilerin hepsi beraber mi gözlenir ?

Hayır. Önceden de belirtildiği gibi en klasik hasta ; ağzına acı su gelmekte olan ve göğüs kemiğinin  arkasında yanma hissi olan kişidir. Bazı hastalarda sadece gırtlak problemi (ses kısıklığı gibi) ya da astım ve kimi zaman da ağız kokusu ön planda olabilir ama bunlar daha nadirdir.