Reflü popüler bir hastalık mıdır?

Öncelikle reflü ile ilgili olarak „moda“ ya da „popüler“ hastalık sıfatlarının anlamsızlığına dikkat çekmek gerekir. Herhangi bir sağlık problemine “popüler” ya da „moda“ gibi olumlu bir sıfat yüklemek çok yanlıştır hiç kuşkusuz. Reflü hastalığının son yıllarda çok konuşulan hastalıklardan biri olmasının dört nedeni vardır.

Prof. Yerdel Canlı Yayında Anlatıyor

reflü şikayetleri ve barrett, prof yerdel lecture

prof yerdel canlı yayında op dr gökhan özçınar ile reflü hastalığını konuşuyor. volüm reflüsü ne demek ? reflünün neden tek kesin tedavisi cerrahi ? popüler hastalık tanımlaması neden doğru değil ? neden çok konuşuluyor ? sıklığı nedir ? barrett ne demek ? laparoskopik teknoloji reflü tedavisine nasıl bir ivme kazandırdı ? tüm bu sorular yanıtlanıyor.

  1. SIKLIK : Bunların en önemlisi reflü hastalığının sıklığıdır. Reflü öylesine sık karşılaşılan bir problemdir ki, konuyla ilgili bazı dramatik rakamlar bile vermek mümkündür. Herşeyden önce reflü hastalığı zamanımızın en sık rastlanılan sindirim sistemi hastalığıdır. Ülkesine göre değişmekle birlikte reflü hastalığı tüm nüfusun % 40’ ını etkilemekte ve yaklaşık her beş kişiden biri reflü belirtileri nedeni ile doktorlara başvurarak  tedavi aramaktadır.  A.B.D. ‘ nin tüm popülasyonun % 7’ si hergün bir kez ağıza acı su gelmesinden ve yanma hissinden yakınmaktadır. Gene tüm nüfusun %40 ‘ı ayda bir kez benzer reflü şikayetleri yaşamaktadır. Bu denli sık bir sağlık probleminin ilaç ve diğer tedavi maliyetleri ve gerekse iş ve güç kaybı nedenleri ile ülke ekonomilerine de ciddi bir yük getirdiği kesindir. Örneğin İsveç’ de ülser ve reflü hastalığı için yılda 424 milyon A.B.D Doları harcandığı ve İsviçre’de tüm sağlık bütçesinin % 0.5’ının reflüye ayrılmış olduğu bildirilmiştir.
* Economic Analyses of GERD. Vkil N, Guda N. In: Gastroesophageal Reflux Disease. Principals of disease, diagnosis and treatment. Granderath FA, Kamolz T, Pointner R Eds. 2006, Springer Wien NewYork, pp:319-324.
  1. TANIDAKİ GELİŞMELER: İkinci neden ise bu hastalığın tanısı ile ilgili olarak kaydedilen gelişmelerdir. Artık endoskopi, PH metre, Bilitec teknolojisi, empedans ölçümleri, Bravo „capsule“ kullanımı ve manometre sayesinde çok tarafsız biçimde tanı konulabilmekte, diğer hastalıklardan daha iyi ayırıcı tanı yapılabilmekte ve dolayısı ile en uygun tedavi de planlanabilmektedir. Çok iyi bilmekteyiz ki; eskiden astım, geniz problemleri nedeni ile yıllarca değişik tedavilere tabi tutulan hastaların asıl problemi aslında reflü olabilmektedir ve zamanımızda bu atipik seyirli reflü hastalığının da tanısı kolaylıkla konulabilmektedir. Bunun tersi de doğru olup bazen de reflü benzeri şikayetlerin aslında başka nedenlerden kaynaklandığı saptanabilmektedir
  1. TEDAVİDEKİ GELİŞMELER: Üçüncü neden de tedavideki gelişme ile ilgilidir. “Laparoskopi”, yani karnı boylu boyunca kesmeden milimetrik deliklerden uyguladığımız basit bir cerrahi girişim ile reflü hastalarının tüm sıkıntıları kalıcı biçimde son bulabilmektedir. 1991 yılında ilk kez yapılmış olan laparoskopik anti-reflü cerrahisi; A.B.D. ‘ de artık yılda 70 000 civarı hastaya uygulanmakta olan rutin bir girişim olmuştur. Laparoskopinin anti-reflü cerrahisinde devreye girmesinden sonra reflü için yapılan ameliyat sayıları tüm dünyada en az 15 kat artmıştır.
  1. NADİR DE OLSA CİDDİ KOMPLİKASYONLARA YOL AÇABİLEN BİR HASTALIK OLMASI: Doğru tedavi edilmeyen reflü hastalığı yutma borusu alt ucunda daralma ve buna bağlı yutma güçlüğü nedeni olabilir. Öte yandan yıllarca kontrolsuz biçimde süren reflü hastalığı, ileri evre Barrett gelişmiş ise; yutma borusu alt ucunda kanser gelişimi açısından mutlak bir risk faktörüdür. Reflü; gırtlak kanseri içinse göreceli bir risk faktörü olarak bilinmektedir. Bu hiç istenmeyen komplikasyonlar çok nadiren de ortaya çıkmakta olsalar bir gerçektirler ve yutma borusu alt uç kanseri ile reflü  arasındaki ilişki bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Sonuç olarak günümüzde reflü hastalığının çok daha fazla farkındayız ve çok daha objektif kriterlere dayanarak tanı koyabilmekteyiz. Bunlara paralel olarak da çok daha akılcı ve kalıcı tedaviler uygulayabiliyoruz. Tüm bu nedenlerden ötürü ve sıklığı da göz önünde bulundurulduğunda reflünün  çok konuşulmakta olmasını anlamak güç değildir.